İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye’de süt üretiminin ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, mevcut tablonun kısa sürede tüketiciye zam ve ürün daralması olarak yansıyacağını söyledi. Ulutaş, süt sektöründe yaşanan sorunların temelinde uzun süredir devam eden plansızlık ve yetersiz politikaların bulunduğunu ifade etti.
“Fiyat Açıklanmadı, Üretici Yalnız Bırakıldı”
Ulutaş, Ulusal Süt Konseyi tarafından Ocak 2026’da litre başına 22,22 TL olarak açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının, aradan geçen üç aya rağmen güncellenmediğine dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın fiyatların üç ayda bir gözden geçirileceği yönündeki taahhüdünü hatırlatan Ulutaş, “Nisan ayı gelmesine rağmen yeni fiyat açıklanmadı. Bu durum bir ihmal değil, bilinçli bir ertelemedir ve bedelini üretici ödemektedir” dedi.
Maliyet 28 TL’ye Dayandı, Üretici Zararda
Sahadaki gerçek maliyetlerin 26 ila 28 TL arasında değiştiğini vurgulayan Ulutaş, üreticinin her litre sütte yaklaşık 4 ila 6 TL zarar ettiğini belirtti. TÜSEDAD verilerine göre maliyetlerin 28 TL’nin üzerine çıktığını ifade eden Ulutaş, küçük aile işletmeleri için bu tablonun sürdürülemez hale geldiğini söyledi.
Enerji ve Yem Giderleri Belirleyici
Küresel enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirten Ulutaş, yem hammaddelerinin taşınmasından elektrik giderlerine kadar tüm süreçte ciddi maliyet baskısı oluştuğunu kaydetti.
“Bir İnek Kesilince Yılların Üretimi Yok Oluyor”
Süt üreticisinin zarar nedeniyle hayvanlarını kesime göndermek zorunda kaldığını dile getiren Ulutaş, bunun yalnızca mevcut üretimi değil, 5 ila 10 yıllık üretim kapasitesini de ortadan kaldırdığını ifade etti. Bu durumun kırmızı et üretimini de olumsuz etkilediğini ve ithalatı artırdığını söyledi.
İthalat ve Süt Tozu Eleştirisi
Ulutaş, üretimdeki açığın ithalat ve süt tozu arzıyla kapatılmaya çalışıldığını belirterek, 2025 yılında süt tozu ithalatı için milyonlarca dolar ödendiğini hatırlattı. İhracat amaçlı üretilen süt tozunun iç piyasaya verilmesinin çiğ süt fiyatlarını baskıladığını ifade eden Ulutaş, bu yaklaşımın yerli üretimi zayıflattığını vurguladı.
“ESK Piyasayı Değil, Kendisini Koruyor”
Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengelemek yerine kendi yapısını korumaya odaklandığını öne süren Ulutaş, güven vermeyen bir kurumun piyasada istikrar sağlayamayacağını dile getirdi.
Kısır Döngü Uyarısı
Ulutaş, sektörde oluşan kısır döngüyü şu şekilde özetledi:
- Üretici zarar ediyor ve hayvanını kesime gönderiyor
- Üretim azalıyor, açık büyüyor
- Açık ithalat ve süt tozu ile kapatılmaya çalışılıyor
- Döviz çıkışı artıyor
- Yerli üretici sistem dışına itiliyor
Acil Önlem Çağrısı
Tarımın milli güvenlik meselesi olduğunu belirten Ulutaş, çözüm için şu önerileri sıraladı:
- Çiğ süt tavsiye fiyatı, gerçek maliyetler dikkate alınarak derhal güncellenmeli
- Yem sübvansiyonları doğrudan üreticiye verilmeli
- Süt tozu, iç piyasada fiyat baskısı aracı olmaktan çıkarılmalı
“Üretici Giderse Geri Dönmez”
Üreticinin sistemden çıkmasının geri dönüşü zor bir süreci tetikleyeceğini vurgulayan Ulutaş, “Bu gidişat Türkiye’yi dışa bağımlılığa sürükler. Kısır döngüyü kırmak cesaret ister, aksi ise üreticinin feryadına kulak tıkamaktır” ifadelerini kullandı.




