İçindekiler
Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanı Ziya Nas, kentin turizm potansiyelinin tek tek tarihi eserler üzerinden değil, birbirine bağlı geniş kapsamlı turizm projeleriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, İmera Manastırı merkezli bir turizm havzasının Gümüşhane’nin göç sorununa ve istihdam ihtiyacına önemli katkı sağlayabileceğini söyledi.
Karadeniz Bölgesi’nin hızla gelişen turizm sektörü açısından Türkiye’nin en zengin coğrafyalarından biri olduğunu ifade eden Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanı Ziya Nas, Gümüşhane’nin sahip olduğu tarihi ve doğal değerlerle bu potansiyelin önemli merkezlerinden biri olabileceğini belirtti.
Gümüşhane’nin tarihi yapıları, yaylaları, mağaraları, antik kentleri ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Nas, bu potansiyelin aynı zamanda şehrin yıllardır karşı karşıya kaldığı göç sorununa çözüm oluşturabilecek önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.
“GÖÇÜN NEDENİ BELLİ, ÇÖZÜMÜ DE BELLİ”
Gümüşhane’nin her geçen gün artan göç nedeniyle nüfus kaybettiğine dikkat çeken Nas, insanların şehirden ayrılmasının temelinde ekonomik sorunlar ve istihdam yetersizliğinin bulunduğunu söyledi.
Nas, “İnsanların şehrimizden kaçış sebebi bellidir: Ekonomik sıkıntı ve istihdam yetersizliği. Bunun çözümü de bellidir: Gümüşhane’de üretimi ve istihdamı artırmak” ifadelerini kullandı.
Turizm sektörünün bu noktada önemli bir ekonomik fırsat sunduğunu belirten Nas, Gümüşhane’nin sahip olduğu değerlerin tek tek ele alınmak yerine bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“İMERA MERKEZLİ BİR TURİZM ROTASI OLUŞTURULABİLİR”
Vadi bazlı turizm planlamasının önemine dikkat çeken Nas, İmera Manastırı üzerinden örnek verdi.
Nas, “İmera Manastırı, Krom Antik Kenti, Cami Boğazı, Çakırgöl, Taşköprü, Santa Harabeleri ve Karaca Mağarası… Bunların tamamı aynı bölge içerisinde ve birbirleriyle bağlantılı bir turizm rotası oluşturabilecek değerlerdir. Bu hattın merkezinde ise İmera Manastırı bulunmaktadır” dedi.
İkisu yol ayrımından başlayan vadinin doğal güzellikleri, suyu, havası, tarihi ve konumuyla önemli bir turizm merkezi olabilecek özelliklere sahip olduğunu ifade eden Nas, İmera’ya gelen turistlerin bölgedeki diğer tarihi ve doğal alanlara yönlendirilmesinin mümkün olduğunu söyledi.
Nas, “Bizim yapmamız gereken tek tek eserleri değil, bütün bölgeyi birlikte düşünmektir. Bu turizm hattını ulaşım, altyapı ve çevre başta olmak üzere her anlamda işler hâle getirdiğimizde sadece birkaç tarihi yapıyı ayağa kaldırmış olmayacağız. Çakırgöl’den Cami Boğazı’na, Krom Antik Kenti’nden İmera’ya kadar uzanan geniş bir ekonomik ve turistik havza oluşturacağız” diye konuştu.
“YENİ İŞLETMELER VE YENİ İSTİHDAM ALANLARI OLUŞUR”
Bölgenin bütüncül bir turizm anlayışıyla ele alınması hâlinde yeni işletmelerin, konaklama alanlarının ve yatırımların ortaya çıkabileceğini belirten Nas, bunun doğrudan istihdama yansıyacağını söyledi.
Nas, “Bu da yeni işletmeler, yeni yatırımlar, yeni konaklama alanları ve binlerce kişiye yeni istihdam demektir. Doğru planlama ve doğru yatırımla bu bölgenin, bugün hayal gibi görünen yeni bir ekonomik merkez hâline gelmesi mümkündür. Bu bölgenin Gümüşhane’nin nüfusuna on binlerce kişilik bir katkı sağlayabilecek hâle gelmesi mümkündür” ifadelerini kullandı.
“MESELE PARA DEĞİLSE MESELE NEDİR?”
İmera Manastırı ve Foster Konağı’ndaki restorasyon çalışmalarının yaklaşık 15 milyon liralık bir maliyetle gerçekleştirilebileceğini hatırlatan Nas, söz konusu yatırımın kamu açısından karşılanamayacak bir rakam olmadığını savundu.
Nas, “15 milyon lira bugün devletimiz, bir bakanlığımız veya bir kamu kurumu için aşılmayacak bir rakam değildir. ‘Para yok’ denilecek bir yatırım değildir. Valimiz istese gerekli kaynak bulunabilir. O hâlde mesele para değilse mesele nedir?” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.
Kamu kurumlarının kendi görev ve sorumlulukları çerçevesinde inisiyatif alması gerektiğini belirten Nas, siyasetin de bu süreçte yönlendirici bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“SİYASET ‘YAPIN’ DERSE YARIN BAŞLANIR”
Nas, “Eğer siyaset kurumu ‘Yapın’ derse yarın ihale ve proje çalışmalarına başlanır. Eğer siyaset kurumu ‘Neme lazım’ derse Gümüşhane küçülmeye, gençlerimiz de bu şehirden gitmeye devam eder” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamalarının herhangi bir kişi, kurum veya siyasi partiyi hedef almadığını özellikle vurgulayan Nas, temel amaçlarının Gümüşhane’nin turizm potansiyelini ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.
“BİZİM DERDİMİZ GÜMÜŞHANE”
Nas, “Derdimiz bir kişiyi, bir kurumu veya bir partiyi hedef almak değildir. Bizim derdimiz Gümüşhane’dir. Gümüşhane’nin tarihini ayağa kaldırmak, doğasını korumak, turizmini geliştirmek, insanımıza iş ve aş sağlamaktır. Bu yönde atılacak adımlara destek olmaktır” dedi.
İmera Manastırı’nın Gümüşhane açısından yalnızca tarihi bir yapı olmadığını ifade eden Nas, bölgenin geçmişi ile geleceği arasında bir köprü oluşturabilecek önemli bir değer taşıdığını söyledi.
Nas, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İmera, Gümüşhane’nin geçmişiyle geleceğini birbirine bağlayabilecek bir kapıdır. Bu kapıyı açmak için milyonlarca lira değil, önce Gümüşhane’yi dert edinen siyasi irade gereklidir. Gümüşhaneli olmak yetmez, Gümüşhane sevdalısı olmak gerekir. Gümüşhane’nin kaderi küçülmek değildir. Yeter ki doğru değerleri doğru şekilde değerlendirelim.”




