Gümüşhane’de son yıllarda ailelerin en çok dile getirdiği sorunlardan biri akran zorbalığı oldu. Okul bahçelerinde başlayan, kimi zaman sınıf içinde, kimi zaman da dijital platformlarda devam eden zorbalık vakaları hem velileri hem de eğitimcileri endişelendiriyor.
Türkiye genelinde yapılan araştırmalar, her üç çocuktan birinin akran zorbalığına maruz kaldığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu tablo, küçük şehirlerde sorunun daha az olduğu anlamına gelmiyor.
“Görmezden Gelmek Sorunu Küçültmez, Büyütür”
Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığının özellikle son yıllarda dijital ortamın yaygınlaşmasıyla daha sık görülmeye başladığını belirtiyor.
Dr. Sancak, “Akran zorbalığını ‘çocuklar arasında olur böyle şeyler’ diyerek görmezden gelmek sorunu küçültmez, büyütür. Çocuğun ruh sağlığını ve akademik geleceğini son derece olumsuz etkiler. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edildiğinde ve çocuğa bazı önlemler öğretildiğinde önlenebilir” ifadelerini kullanıyor.
Zorbalık Sadece Fiziksel Değil
Uzmanlara göre zorbalık yalnızca fiziksel şiddetten ibaret değil. Dışlama, sürekli alay edilme, küçük düşürülme, tehdit edilme, sosyal medyada ifşa edilme ve dijital taciz de zorbalığın önemli boyutları arasında yer alıyor.
Dr. Sancak, özellikle dijital zorbalığın 7/24 devam edebilmesi nedeniyle çocukta çaresizlik hissini artırdığını vurgulayarak, “WhatsApp grupları, sosyal medya paylaşımları ve çevrim içi oyunlar üzerinden zorbalık kesintisiz sürebiliyor. Bu nedenle dijital zorbalıkta kanıt saklamak, yani ekran görüntüsü almak çok önemli” diyor.
Aileler Bu Belirtilere Dikkat Etmeli
Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak’a göre çocuklarda bazı davranış değişiklikleri akran zorbalığının habercisi olabilir. Okula gitmek istememe, sık sık karın ya da baş ağrısı şikayeti, ani içe kapanma, özgüven kaybı, ders başarısında düşüş, uyku ve beslenme düzeninde bozulma önemli işaretler arasında yer alıyor.
“Bir davranış sizi incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve ‘dur’ demenize rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır” diyen Dr. Sancak, çocuklara zorbalığın tanımının açıkça öğretilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Okul-Aile İş Birliği Şart
Gümüşhane’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve bazı okul yönetimleri rehberlik çalışmaları yürütse de uzmanlara göre sorun bireysel değil, sistemsel bir mesele.
Dr. Sancak, “Zorbalık durumunda öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimiyle mutlaka iletişime geçilmeli. Sorun dramatize edilmeden ama net şekilde ifade edilmeli. Yardım istemek şikayet değil, güvenlik talebidir” diyerek okul-aile iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.
Etiketlemek Değil, Doğru Sınır Koymak
Uzmanlara göre zorbalık yapan çocuğa yaklaşım da en az mağdur kadar önemli. Dr. Sancak bu noktada, “En önemli husus davranışın yanlış olduğunu net şekilde ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. ‘Sen kötüsün’ değil, ‘Bu yaptığın kabul edilemez’ denilmelidir” ifadelerini kullanıyor.
Empati eğitimi, tutarlı sınırlar ve gerektiğinde profesyonel destekle hem mağdur hem de zorbalık yapan çocuk için çözüm üretilebileceği belirtiliyor.
Gümüşhane’de Ortak Sorumluluk
Uzmanlar, akran zorbalığının yalnızca iki çocuk arasında yaşanan bir mesele olmadığını, izleyen ve sessiz kalanların da sürecin parçası olduğunu vurguluyor.
Gümüşhane’de artan bu kaygı karşısında ailelerin, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin aynı duyarlılıkla hareket etmesi gerektiği belirtiliyor. Çünkü çoğu zaman sessiz kalan bir çocuk, en yüksek alarmı veriyor olabilir.
Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!
Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıralıyor;
- Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
- Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
- Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
- Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
- Uyku düzeninde bozulma
- Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
- Ders başarısında düşüş
Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?
Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle diyor: “En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. “Sen kötüsün” değil, “Bu yaptığın kabul edilemez” denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”
