Gümüşhane’nin Şifalı Bitkileri “Üniversite Şehir Buluşmaları”nda Gündeme Taşındı

Untitled-2 copy

Gümüşhane Üniversitesi tarafından düzenlenen “Üniversite Şehir Buluşmaları” programı kapsamında, kentin zengin bitki örtüsü ve geleneksel şifa kültürü masaya yatırıldı. Akademisyenlerin, yerel yöneticilerin ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda, Gümüşhane’nin adeta saklı bir hazine niteliğindeki tıbbi bitkileri ve bu alandaki bilgi birikiminin geleceği ele alındı.

Yoğun Katılımla Gerçekleşti

Gümüşhane Belediyesi Hüseyin Nihal Atsız Kültürevi’nde gerçekleştirilen programa, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. Furkan Ustakurt moderatörlük yaptı. Programa; Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanı Muhammet Kaya, İl Yerel Yönetimler Başkanı Resul Canlı, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Katılımcılar, hem akademik hem de yerel bilgi birikiminin bir araya geldiği etkinlikte, doğadan gelen şifa kaynaklarına dair önemli bilgiler edinme fırsatı buldu.

“Bilim, Var Olanı Keşfetme Yolculuğudur”

Programın konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Cuma Zehiroğlu, konuşmasına bilimin doğasına dair dikkat çekici değerlendirmelerle başladı. Bilginin aslında doğada var olduğunu, bilim insanlarının ise bu bilgiyi ortaya çıkarma çabasında olduğunu belirten Zehiroğlu, bilimsel süreci “karanlıkta anahtar aramak” metaforuyla anlattı.

Zehiroğlu, bilimin yalnızca yeni bilgi üretmek değil, aynı zamanda var olanı anlamlandırmak olduğunu vurgulayarak, geleneksel bilginin bu süreçte önemli bir kaynak teşkil ettiğini ifade etti.

Gümüşhane’nin Doğal Zenginliği Dikkat Çekiyor

Türkiye’nin 10 binden fazla bitki türüne ev sahipliği yaptığını hatırlatan Zehiroğlu, Gümüşhane’nin içinde yer aldığı Kafkasya coğrafyasının yaklaşık yüzde 25 oranında endemik bitki barındırdığını söyledi. Bu durumun bölgeyi hem bilimsel hem de ekonomik açıdan stratejik bir konuma taşıdığını dile getirdi.

Gümüşhane dağlarında doğal olarak yetişen kantaron, ebe gümeci, altın otu, dağ çayı ve kekik gibi bitkilerin önemine dikkat çeken Zehiroğlu, bu türlerin hem geleneksel hem de modern tıpta değerlendirilebilecek büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

Unutulan Şifa Kültürü Alarm Veriyor

Konuşmasında geleneksel tıbbi bitki bilgisinin giderek kaybolduğuna vurgu yapan Zehiroğlu, modern yaşamın etkisiyle sözlü kültürün zayıfladığını belirtti. Özellikle geçmişte kuşaktan kuşağa aktarılan kullanım bilgileri ve yöntemlerinin artık yeterince bilinmediğini ifade eden Zehiroğlu, bu durumun önemli bir kültürel kayıp olduğuna dikkat çekti.

“Ölmez çiçek” olarak bilinen altın otunun çoğu zaman yalnızca süs bitkisi olarak kullanıldığını belirten Zehiroğlu, oysa bu bitkinin karaciğer koruyucu ve antioksidan özellikleriyle önemli bir şifa kaynağı olduğunu hatırlattı.

Sosyal Medya Uyarısı: “Bilinçsiz Kullanım Tehlikeli”

Programda günümüzde hızla yayılan bilgi kirliliğine de değinildi. Zehiroğlu, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan kontrolsüz ve bilimsel dayanağı olmayan bilgilerin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirterek vatandaşları uyardı.

Bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanımının toksik etkilere yol açabileceğini ifade eden Zehiroğlu, “Alternatif tıp adı altında sunulan her bilgi doğru değildir. Geleneksel bilgi değerlidir ancak mutlaka bilimsel süzgeçten geçirilmelidir” dedi.

Bilimsel Çalışmalar Umut Vadediyor

Doktora sürecinden bu yana özellikle kanser araştırmaları üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Zehiroğlu, bitki örtüsünün bu alanda büyük bir potansiyel barındırdığını söyledi. Geleneksel kullanım bilgilerini bilimsel çalışmalarla birleştirmenin önemine dikkat çeken akademisyen, bu yaklaşımın gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin kapısını aralayabileceğini ifade etti.

Vatandaşlar da Sürece Dahil Oldu

Programın son bölümünde söz alan vatandaşlar, kendi yörelerinde kullanılan şifalı bitkilere dair deneyimlerini paylaştı. Karşılıklı soru-cevap şeklinde ilerleyen bölüm, etkinliğe katılanlar tarafından ilgiyle takip edildi.

Yetkililer, bu tür programların hem akademik bilgi ile halkın deneyimini buluşturduğunu hem de Gümüşhane’nin doğal zenginliklerinin daha iyi tanıtılmasına katkı sağladığını belirtti.

Gümüşhane’nin sahip olduğu bu doğal mirasın korunması ve doğru şekilde değerlendirilmesi, hem sağlık hem de ekonomik açıdan bölge için önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.

Exit mobile version