İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, Türkiye’de uygulanan yüksek faiz politikalarına sert tepki göstererek, faiz yükünün esnafı, üreticiyi ve vatandaşları her geçen gün daha da çıkmaza sürüklediğini söyledi.
Canlı, yaptığı yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Faiz Sebep Değil, Yanlış Yönetimin Sonucudur”
“Faiz, Türk ekonomisinin sebebi değil sonucudur. Faiz; yönetilemeyen, israf edilen, yolsuzlukla zayıflatılan ekonomilerin kaçınılmaz neticesidir. Dinimiz faizi haram kabul ederken, bugün ne yazık ki bu millet dünyanın en ağır faiz yüklerinden birinin altına sokulmuştur.
Faiz sadece bir rakam değildir. Faiz; sabah dükkânını umutla açan esnafın, akşam kepenk kapatırken yaşadığı çaresizliktir. Çiftçinin alın terinin, gencin hayalinin, emeklinin sofrasındaki ekmeğin küçülmesidir.”
Avrupa–Türkiye Kıyaslaması Rakamlarla Ortaya Konuldu
Avrupa ile Türkiye arasındaki faiz farkına dikkat çeken Canlı, somut rakamlarla tabloyu ortaya koydu:
“Bugün Avrupa’da, Avrupa Merkez Bankası politika faizleri yüzde 2–3 seviyesindedir. Avrupa’daki banka kredileri ortalama yıllık yüzde 4–6 civarındadır. Yani Avrupa’da bir vatandaş yüz lira kullanır, yıl sonunda yüz beş lira öder.
Türkiye’de ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizi yüzde 30’ların üzerindedir. Bankaya giden esnaf, sanayici ya da vatandaş yüzde 50–60 faizle kredi kullanmak zorunda kalmaktadır. Yüz lira alan vatandaş, yüz elli lirayı geri ödemektedir.”
“Bu Milletin Değil, Yanlış Yönetimin Farkı”
Bu farkın milletle değil, yönetim anlayışıyla ilgili olduğunu vurgulayan Canlı şöyle devam etti:
“Bu fark Türk milletinin tembelliği değildir. Bu fark çalışkanlık farkı değildir. Bu fark tamamen yanlış yönetim farkıdır.”
Geçmişle Bugün Arasındaki Çelişki
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Canlı, geçmiş dönemle bugünü karşılaştırarak şunları söyledi:
“Bu iktidar göreve geldiğinde faizler yüzde otuz üçtü. Doğru bir ekonomi programı uygulandığında bu oran yüzde on birlere kadar düşürüldü. Demek ki doğru yönetilince faiz düşüyor. Peki aynı ülke, aynı millet, yirmi üç yıldır kesintisiz yönetilen Türkiye’de faizler neden bugün yeniden yüzde ellilere dayanmıştır?”
2026 Bütçesinde Faize Ayrılan Pay Tepki Çekti
2026 bütçesine de dikkat çeken Canlı, faize ayrılan payın kabul edilemez olduğunu vurguladı:
“Yaklaşık 19 trilyon liralık bütçenin 3 trilyon lirası sadece faize ayrılmıştır. Bu parayla çiftçi desteklenirdi, esnaf ayağa kaldırılırdı, gençlere iş imkânı sağlanırdı. Bir ülkenin bütçesinin bu kadarı faize gider mi? Bu, ekonomik bağımsızlık değildir.”
“Kâğıt Üzerindeki Faiz Başka, Milletin Yükü Başka”
Bankaların uyguladığı yüksek kredi faizlerine de değinen Canlı, vatandaşın yaşadığı gerçek tabloya işaret etti:
“Merkez Bankası başka rakamlar açıklıyor ama vatandaş bankaya gittiğinde yüzde altmışları görüyor. Kâğıt üzerindeki faiz başka, milletin sırtındaki yük bambaşkadır.”
“Liyakat Yoksa Ekonomi Düzelmez”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası ekonomik göstergelerin bozulduğunu ifade eden Canlı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Özellikle Cumhur İttifakı sonrasında, liyakat yerine sadakatin esas alındığı bir yönetim anlayışı hâkim olmuştur. Liyakat yoksa ekonomi düzelmez. Devlet böyle yönetilirse millet böyle ezilir.
Ama herkes bilsin ki bu millet çalışkandır, üretkendir ve borca mahkûm değildir. Faiz bir kader değildir. Faiz, yanlış yönetimin adıdır.”
