MİLLİ SERVET ÇÖPE GİDİYOR: TARIMDA HAL REFORMU ŞART

ZAFER ULUTAŞ

Türkiye’de tarım sektöründe üretim kadar kritik bir alan olan hal sistemi, yapısal sorunlarıyla yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Zafer Ulutaş • İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı, mevcut yapının hem üretici hem de tüketici açısından ciddi kayıplara yol açtığını belirterek kapsamlı bir reform çağrısında bulundu.

“Üretilen ürünün üçte biri sofraya ulaşamıyor”

Türkiye’de yaş meyve ve sebzenin yaklaşık yüzde 25-30’unun henüz tüketiciye ulaşmadan kaybolduğuna dikkat çeken Ulutaş, bu tablonun yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını, aynı zamanda milli servetin israfı anlamına geldiğini ifade etti. Hal sistemindeki yapısal sorunların bu kaybı büyüttüğünü vurguladı.

“Sistem hâlâ kâğıt üzerinde işliyor”

Ulutaş, mevcut hal yapısında kâğıt bazlı kayıt sistemi, yetersiz denetim ve soğuk zincir eksikliğinin ciddi sorun oluşturduğunu belirtti. Avrupa Birliği ülkelerinde ise hal sistemlerinin tamamen dijital, şeffaf ve entegre bir yapıya dönüştüğünü hatırlattı.

“Kayıp oranı Avrupa’nın altı katı”

Avrupa’da modern lojistik ve kesintisiz soğuk zincir sayesinde ürün kaybının yüzde 5’in altına düştüğünü belirten Ulutaş, Türkiye’de bu oranın yaklaşık yüzde 25-30 seviyelerinde olmasının ciddi bir sistem sorunu olduğunu ifade etti.

“Dijitalleşme ve soğuk zincir zorunluluk haline gelmeli”

Çözümün temelinde dijitalleşme ve güçlü soğuk zincir altyapısının bulunduğunu söyleyen Ulutaş, ürünlerin tarladan itibaren bölgesel lojistik merkezleriyle soğuk zincire dahil edilmesi gerektiğini ve bu zincirin market rafına kadar kesintisiz sürdürülmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.

“Hal sistemi tarım borsasına dönüşmeli”

Ulutaş, mevcut hal yapısının yeniden ele alınarak dijital bir tarım ürünleri borsasına dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Ürünlerin karekod sistemiyle izlenebilir hale gelmesinin hem fiyat şeffaflığı hem de güvenilirlik açısından kritik olduğunu ifade etti.

“Pestisit analizi zorunlu olmalı”

Gıda güvenliğine de dikkat çeken Ulutaş, pestisit analizlerinin isteğe bağlı değil zorunlu olması gerektiğini vurguladı. Ürünlerin devlet destekli akredite laboratuvarlarda kontrol edilmeden hale giriş-çıkış yapmaması gerektiğini söyledi.

“Avrupa modeli örnek alınmalı”

Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan sistemlere değinen Ulutaş, ürünlerin üretimden tüketime kadar dijital olarak takip edildiğini ve “ürün pasaportu” sistemiyle tüm sürecin kayıt altına alındığını belirtti. Türkiye’de de benzer bir modelin yerel şartlara uygun şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Kooperatifleşme güçlendirilmeli”

Üreticinin pazardaki gücünün artırılması gerektiğini vurgulayan Ulutaş, kooperatifleşmenin desteklenmesinin önemli olduğunu söyledi. Hal sistemlerinin yalnızca ticari bir alan değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve lojistik altyapının merkezi olarak yeniden yapılandırılması gerektiğini dile getirdi.

“Tarımda reform artık zorunluluk”

Açıklamasının sonunda Ulutaş, Türkiye’de tarımın temel sorununun yalnızca maliyetler olmadığını, asıl problemin plansızlık, denetimsizlik ve teknolojik geri kalmışlık olduğunu ifade etti. “Soğuk zincirin tarladan sofraya kadar kesintisiz sürdüğü, pestisit analizlerinin zorunlu olduğu bir sistem artık tercih değil, milli bir zorunluluktur” sözleriyle çağrısını yineledi.

Exit mobile version