Hayati İnanç Gümüşhane’de Gönüllere Dokundu

Untitled-4 copy

Gümüşhane, edebiyatın ve gönül dünyasının usta ismi Hayati İnanç’ı ağırladı. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gümüşhane İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Can Veren Pervaneler” söyleşisinde katılımcılar, kadim medeniyetin izinde anlam dolu bir yolculuğa çıktı. Hayati İnanç, mutluluğun dört maddelik formülünü paylaşarak hayat dersi verdi.

Yoğun Katılımla Gerçekleşti

Gümüşhane Üniversitesi Dr. Mustafa Çalık Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa öğrenciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programa; Vali Aydın Baruş’un eşi Nagihan Baruş, Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız ile çok sayıda davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını TÜGVA Gümüşhane İl Başkanı Cabir Nas yaptı.

“Gençlik Beklemez, Yürür”

Cabir Nas konuşmasında, TÜGVA’nın gençliğe bakışını şu sözlerle özetledi:

“Gençlik beklemez, gençlik yürür. Gençlik izleyici olmaz, sahaya iner. Bahane üretmez, çözüm üretir. TÜGVA; konuşan değil üreten, eleştiren değil sorumluluk alan bir gençlik için çalışır.”

Nas, gençliğe yönelik desteklerinden dolayı yerel yöneticilere teşekkür ederek, Hayati İnanç’ın sözlerinin gençlerin hayatında yeni ufuklar açtığını ifade etti.

Asırlara Uzanan Bir Medeniyet Yolculuğu

“Can Veren Pervaneler” başlıklı söyleşisinde Hayati İnanç; Türk edebiyatı ve medeniyetinin öncü isimlerinden örneklerle değerler, anlam arayışı ve insanın iç dünyasına dair güçlü mesajlar verdi. Klasik edebiyatın büyük isimlerinden aktardığı hikâyelerle dinleyicileri asırlar öncesine götürdü.

“Dil Kalbe Bağlıdır”

Konuşmasına Sultan III. Murad’ın bir beytiyle başlayan İnanç, dilin insan hayatındaki önemine dikkat çekti:

“Dil kalbe bağlıdır; neyi anarsan kalbin oraya bağlanır.”

Dilin hem en büyük rehber hem de en tehlikeli organ olduğunu vurgulayan İnanç, gençlere sözlerine ve düşüncelerine sahip çıkmaları yönünde tavsiyelerde bulundu.

Şair Bâkî ve Kültürel Miras Vurgusu

UNESCO’nun 2026 yılını “Şair Bâkî Yılı” ilan ettiğini hatırlatan İnanç, “Şiirin Sultanı” Bâkî’nin sadece büyük bir şair değil, aynı zamanda önemli bir ilim insanı olduğunu anlattı. Kanuni Sultan Süleyman ile Bâkî arasında geçen meşhur sürgün fermanı anekdotunu paylaşarak, ecdadın nezaketini edebiyat üzerinden örnekledi.

İngiliz tarihçi Arnold Toynbee’nin Osmanlı kütüphanelerinde geçirdiği yıllara da değinen İnanç, kültürel mirasın büyüklüğüne dikkat çekti.

Fatih Sultan Mehmet’ten Vizyon Dersi

Fatih Sultan Mehmet’in 7 dil bilen bir entelektüel olduğunu ifade eden İnanç, İstanbul’un fethinden sonra kurulan Darülfünun üzerinden ilme verilen önemi anlattı. Fatih’in, üniversitede hoca olabilmek için imtihana girmeyi kabul etmesini “akademik bağımsızlık ve nezaket dersi” olarak nitelendirdi.

Mutluluğun Dört Maddesi

Konuşmasının sonunda Hayati İnanç, dinleyicilere mutluluğun reçetesini sundu:

  • Allah’ı unutma
  • Ölümü unutma
  • Yaptığın iyiliği unut
  • Gördüğün kötülüğü unut

“Ölürken Gülebilmek”

Ölümün bir son değil, hürriyete açılan bir kapı olduğunu vurgulayan İnanç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Adam gibi yaşa. Giderken uğurlayanlar ağlasın, sen gül. Çünkü son gülen iyi güler.”

Duyarlı Bir Final

Programda, DMD ölümcül kas hastası minik Eymen Kara için kurulan destek standı da yoğun ilgi gördü. Etkinlik, Vali Aydın Baruş’un Hayati İnanç’a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Exit mobile version