İçindekiler
- “YARGI HİÇBİR GÜCÜN ARACI OLAMAZ”
- “HUKUKSUZLUĞA SESSİZ KALAMAYIZ”
- YARGIDA ŞEFFAFLIK VURGUSU
- “AVUKATIN SUSTURULDUĞU YERDE VATANDAŞIN SESİ KISILIR”
- GENÇ AVUKATLARIN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ
- MAHKEME KARARLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
- “HERKES İÇİN AYNI HUKUK, HERKES İÇİN AYNI ADALET”
- “ADALET GECİKİRSE ADALET OLMAKTAN ÇIKAR”
- “BİZİM TARAFIMIZ HUKUKTUR”
Gümüşhane Baro Başkanı Av. Metin Aslan, yeni adli yıl dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en önemli ihtiyacının adalete ve hukuka olan güvenin en üst seviyede yeniden tesis edilmesi olduğunu belirterek, “Bizim tarafımız hukuktur, bizim tarafımız adalettir, bizim tarafımız insan haklarıdır ve savunmadır” dedi.
Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Gümüşhane Baro Başkanı Av. Metin Aslan, hukuk devletinin güçlendirilmesinin yalnızca hukukçular için değil, toplumun tamamı için hayati önem taşıdığını ifade etti.
Aslan, vatandaşların adalet mekanizmasına güven duymasının güçlü bir hukuk devleti için temel şart olduğunu belirterek, insanların mahkeme kapısına geldiklerinde karşılarında gücün değil hukukun, makamın değil hakkın ve siyasi etkinin değil adaletin bulunduğunu bilmek istediğini söyledi.
“YARGI HİÇBİR GÜCÜN ARACI OLAMAZ”
Yargının bağımsızlığına dikkat çeken Av. Metin Aslan, yargı kurumlarının herhangi bir siyasi iktidarın, siyasi partinin, makamın veya kişinin gücünü tahkim eden bir araç haline getirilemeyeceğini vurguladı.
Hâkimlerin karar verirken yalnızca Anayasa’ya, kanuna ve vicdani kanaatlerine bağlı olması gerektiğini ifade eden Aslan, savcıların görevlerini hukuka uygun şekilde yürütmesinin, avukatların ise müvekkillerinin haklarını ve hukuku savunmasının hukuk devletinin temel unsurları olduğunu kaydetti.
Aslan, “Bunun aksinin normalleştiği bir ülkede hukuk devleti anlayışı yalnızca Anayasa’da yazılı bir ifade olarak kalır” ifadelerini kullandı.
“HUKUKSUZLUĞA SESSİZ KALAMAYIZ”
Haksızlığa uğrayan veya adalete erişemeyen insanların yaşadığı sorunlara karşı toplumun sessiz kalmaması gerektiğini belirten Aslan, hukuksuzluğun yalnızca mağdur olan kişiyi ilgilendirmediğini söyledi.
Av. Metin Aslan, “Bugün hukukun dışında bırakılan bir kişiye karşı sessiz kalanlar, yarın aynı hukuksuzlukla kendileri karşılaştığında yanında kimseyi bulamayabilir. Bu nedenle ‘Bana dokunmayan hukuksuzluk bin yıl yaşasın’ anlayışını kabul etmiyoruz” dedi.
YARGIDA ŞEFFAFLIK VURGUSU
Yargının bağımsızlığının tartışmaya açık olmadığını ifade eden Aslan, hâkim ve savcıların özlük haklarından atama ve terfi süreçlerine, soruşturmalardan yargı üzerindeki baskı iddialarına kadar tüm konuların şeffaf ve hukuka uygun şekilde ele alınması gerektiğini belirtti.
Adaletin hiçbir iktidarın vatandaşlara sunduğu bir lütuf olmadığını vurgulayan Aslan, adaletin herkesin en doğal hakkı olduğunu dile getirdi.
“AVUKATIN SUSTURULDUĞU YERDE VATANDAŞIN SESİ KISILIR”
Savunma makamının yargı sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Gümüşhane Baro Başkanı Aslan, avukatların itibarsızlaştırılmasına ve baskı altında tutulmasına izin verilemeyeceğini ifade etti.
Aslan, “Avukatın susturulduğu yerde vatandaşın sesi kısılır. Avukatın baskı altında olduğu yerde savunma hakkı yara alır. Savunmanın yara aldığı yerde ise adil yargılanma hakkından söz etmek mümkün değildir” diye konuştu.
GENÇ AVUKATLARIN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Mesleğe yeni başlayan avukatların ekonomik sorunlar, yoğun iş yükü, mesleki baskılar ve ağırlaşan çalışma koşullarıyla mücadele ettiğini belirten Aslan, genç hukukçuların mesleklerini sürdürebilmek için ekonomik kaygılarla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Avukatların ekonomik ve mesleki bağımsızlığının güçlendirilmesinin yargının bağımsızlığı açısından da büyük önem taşıdını ifade eden Aslan, adalet hizmetinin asli unsurlarından biri olan savunma makamının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
MAHKEME KARARLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
Mahkeme kararlarının uygulanmasının hukuk devleti açısından vazgeçilmez olduğunu belirten Aslan, Anayasa gereği devletin bütün organlarının mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu hatırlattı.
Kanunların ve Anayasa’nın toplumun ihtiyaçlarına, genel hukuk ilkelerine ve evrensel adalet anlayışına uygun olması gerektiğini ifade eden Aslan, mahkemelerin milletin vicdanını temsil eden kurumlar olduğunu söyledi.
Aslan, kesinleşmiş mahkeme kararlarının uygulanmasının veya yasaların Anayasa’ya uygunluğunun tartışmaya açıldığı durumlarda yalnızca bir kararın ya da yasanın değil, hukuk devletinin kendisinin tartışmaya açılmış olacağını vurguladı.
“HERKES İÇİN AYNI HUKUK, HERKES İÇİN AYNI ADALET”
Gümüşhane Barosu olarak herhangi bir kişi veya grup için ayrıcalık talep etmediklerini belirten Av. Metin Aslan, herkes için eşit hukuk ve eşit adalet istediklerini söyledi.
“Kimse için özel hukuk, özel adalet veya özel mahkeme istemiyoruz” diyen Aslan, devletin büyüklüğünün vatandaşına ne kadar güçlü olduğunu göstermesiyle değil, vatandaşının hakkını ne kadar güçlü koruduğuyla ölçülebileceğini ifade etti.
“ADALET GECİKİRSE ADALET OLMAKTAN ÇIKAR”
Yargılamaların makul süre içerisinde sonuçlandırılması gerektiğini belirten Aslan, tutuklamanın istisnai bir tedbir olarak uygulanmasının, savunma hakkının güçlendirilmesinin ve vatandaşların adalete erişiminin önündeki ekonomik ve bürokratik engellerin kaldırılmasının artık ertelenemeyecek meseleler arasında olduğunu söyledi.
Hukuku korumanın aslında herkesin kendi geleceğini koruması anlamına geldiğini belirten Aslan, baroların temel amacının hukuk devletini, insan haklarını ve savunma hakkını korumak olduğunu ifade etti.
“BİZİM TARAFIMIZ HUKUKTUR”
Gümüşhane Baro Başkanı Av. Metin Aslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim tarafımız hukuktur. Bizim tarafımız adalettir. Bizim tarafımız insan haklarıdır. Bizim tarafımız savunmadır. Kim hukuka aykırı davranırsa davransın, kimden gelirse gelsin karşısında hukuku savunmaya devam edeceğiz.
Yeni adli yılda beklentimiz; daha bağımsız bir yargı, daha güçlü bir savunma, daha hızlı işleyen bir adalet sistemi ve hukuka olan güvenin en üst seviyelere ulaştığı bir toplumdur.
Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca daha fazla güç değil, tüm güçlerin hukukla sınırlandırıldığı güçlü bir hukuk devletidir. Adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı yerde ne devlet güçlü kalabilir ne de toplum huzurlu olabilir.
Yeni adli yılın hukukun üstünlüğünün güçlendiği, adalet duygusunun yeniden en üst seviyelere ulaştığı bir dönem olmasını diliyor, tüm meslektaşlarımıza başarılar diliyorum.”
