“Evde Bakım Emeği Sosyal Güvenceye Kavuşmalı”

IMG_7256.JPG (1) copy

Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanı Muhammet Kaya, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin hem mali sürdürülebilirlik hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşadığını belirterek, özellikle evde bakım emeği veren milyonlarca vatandaşın sistem dışında kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Kaya, sosyal güvenliğin yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için var olduğunu hatırlatarak, “Ancak evde bakım emeği veren milyonlar sistemin dışında bırakılıyor” dedi.

Aktif-Pasif Dengesi Alarm Veriyor

Türkiye’de emeklilik sisteminin prim esaslı “PAYG” modeliyle işlediğini anımsatan Kaya, bu yapıda bugünkü çalışanların primleriyle bugünkü emeklilerin aylıklarının ödendiğini ifade etti. Dünyada genel kabul gören dengenin 4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi şeklinde olduğunu belirten Kaya, Türkiye’de ise bu oranın giderek bozulduğunu vurguladı.

2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini, 2025 yılına gelindiğinde ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliye kaynak sağlamak durumunda kaldığını kaydeden Kaya, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini söyledi. “İnsanca emeklilik için konuşulan 4/1 dengesi zaten yoktu; şimdi tablo daha da ağırlaştı. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha fazla sıkıştırdı” ifadelerini kullandı.

“Evde Bakım Verenler Sistem Dışında”

Evde engelli bakımını üstlenen ve bu nedenle iş hayatına katılamayan vatandaşların bugün otomatik bir emeklilik hakkına sahip olmadığını dile getiren Kaya, isteğe bağlı sigorta yoluyla 4B kapsamında prim ödenmesi halinde emeklilik hakkı kazanılabildiğini; ancak gelir üretmeyen ve 7/24 bakım yükü taşıyan kişiler için bunun fiilen mümkün olmadığını söyledi.

“Evde bakım emeği görünür hale gelmeli ve sosyal güvenceye kavuşmalı” diyen Kaya, mevcut uygulamanın bakım verenleri sosyal risklere karşı korumasız bıraktığını ifade etti.

Almanya Örneği: Primleri Devlet Ödüyor

Dünyada bu konuda örnek uygulamalar bulunduğunu hatırlatan Kaya, Almanya’da belirli bakım derecesi şartıyla evde ücretsiz bakım yapan kişilerin emeklilik primlerinin bakım sigortası tarafından ödendiğini ve bu sürenin emeklilik hesabına dahil edildiğini söyledi. Türkiye’de de benzer bir modelin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Kaya, bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüşmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.

TBMM Gündeminde, Ancak Henüz Yasalaşmadı

2026 yılına girilirken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasına ilişkin bir kanun teklifinin gündemde olduğunu belirten Kaya, düzenlemenin henüz yasalaşmadığını ifade etti. Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un bakıma muhtaç engelli çocuğu olan kadın sigortalılara prim günü ve yaş avantajı sağladığını; ancak bunun yalnızca sigortalı çalışanları kapsadığını, evde bakım emeği veren sigortasız kesimin yine sistem dışında kaldığını vurguladı.

Kaya, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği kadar adalet boyutunun da gözetilmesi gerektiğini belirterek, evde bakım emeğinin artık görmezden gelinmemesi çağrısında bulundu.

Exit mobile version