İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, Türkiye’de vatandaşların artan hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirterek, kamuoyunun gündemine gelen fon soruşturmasına ilişkin iddiaların bütün yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.
Canlı, yüz binlerce yatırımcının bulunduğu fonlarla ilgili ortaya atılan iddiaların yalnızca finans piyasalarının değil, vatandaşın alın terinin ve devlete duyduğu güvenin meselesi olduğunu ifade etti.
“Vatandaş ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor”
Türkiye’nin dört bir yanında esnafın siftah yapmadan dükkân kapattığını, emeklilerin maaşlarını daha aldıkları gün faturalarını düşündüğünü, çiftçinin artan mazot ve üretim maliyetleri altında ezildiğini, şoför esnafının ise akaryakıt zamlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Canlı, hayat pahalılığının vatandaşın üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını söyledi.
Canlı, “Yakıtın fiyatı artıyor, ekmeğin maliyeti artıyor, hayat pahalanıyor. Vatandaşın cebindeki para ise aynı hızla büyümüyor. Gümüşhane’de ve Anadolu’nun dört bir yanında insanımız ay sonunu nasıl getireceğinin hesabını yapıyor” dedi.
“455 bin yatırımcının akıbeti açıklanmalı”
SPK açıklamalarına atıfta bulunan Canlı, 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildiği ve söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğunun açıklandığını belirtti.
Fonların toplam büyüklüğüne ilişkin kamuoyuna yansıyan rakamların da dikkat çekici olduğunu ifade eden Canlı, “455 bin insanın birikiminden söz ediyoruz. Bu para bir emeklinin yıllarca biriktirdiği para olabilir. Bir esnafın işini büyütmek için ayırdığı sermaye olabilir. Bir annenin çocuğunun geleceği için yaptığı birikim olabilir. Dolayısıyla mesele yalnızca finans piyasalarının meselesi değildir. Bu mesele vatandaşın alın teridir” diye konuştu.
“Kamuoyunun önünde cevap bekleyen sorular var”
Canlı, fonların tasfiye süreci ve yatırımcıların durumuna ilişkin kamuoyunun yanıt beklediği çok sayıda soru bulunduğunu belirterek şu soruların açıklığa kavuşturulmasını istedi:
“Bu varlıklar satıldığında ne kadarlık bir nakit ortaya çıkacak? Kimler zamanında çıktı, kimler parasını aldı, kimler fonda kaldı, kimler zarar etti? Paralar hangi hesaplara, kimlere ve hangi gerekçelerle transfer edildi? Yurt dışına yapılan para transferlerinin boyutu nedir? Kamu kurumları olası riskleri ne zaman fark etti? Denetim mekanizmaları zamanında ve etkili biçimde çalıştı mı? Yüz binlerce yatırımcının bulunduğu bu sistemde kim kazandı, kim kaybetti?”
Canlı, “En önemli soru ise şu: Para izini nereye gidiyor?” ifadelerini kullandı.
“İddialar varsa hukuk içinde araştırılmalı”
Kamuoyuna yansıyan iddialar arasında eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşiyle ilgili yaklaşık 2,17 milyar TL tutarındaki işlemlere ilişkin iddiaların da bulunduğunu belirten Canlı, söz konusu iddiaların kesinleşmiş bir hüküm olmadığının altını çizdi.
Canlı, “Bunlar iddiadır ve hukuken kesinleşmiş bir hüküm değildir. Ancak kamuoyunun önüne bu büyüklükte iddialar gelmişse vatandaşın soru sorması da en doğal hakkıdır. Bizim çağrımız nettir: Varsa usulsüzlük ortaya çıkarılsın, varsa denetim zafiyeti sorumluları belirlensin, varsa haksız kazanç hukuk önünde hesabını versin. Mağdur olan vatandaşlarımız varsa onların hakları korunsun” dedi.
“Vatandaş birkaç litre mazotun hesabını yapıyor”
Gümüşhane özelinde vatandaşların ekonomik koşullarına da dikkat çeken Canlı, milyarlarca liralık ve milyarlarca dolarlık rakamların konuşulduğu bir dönemde vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.
Canlı, “Bugün Gümüşhane’de vatandaş deposuna birkaç litre daha az mazot koymanın hesabını yapıyor. Emekli pazardan iki kilo yerine bir kilo sebze alıyor. Esnaf ‘Bugün siftah yapabilecek miyim?’ diye kepenk açıyor. Bir anne çocuğunun okul masrafını nasıl karşılayacağını düşünüyor” ifadelerini kullandı.
“Türk milletinin üzerine ağır bir ekonomik yük biniyor”
Yüksek faiz oranları, hayat pahalılığı ve ekonomik sorunlara da değinen Canlı, vatandaşların yalnızca geçim sıkıntısıyla değil, ekonomik sistemin yarattığı baskıyla da mücadele ettiğini savundu.
Canlı, “Türk milletinin üzerine ağır bir ekonomik yük binmiştir. Faizlerin ulaştığı seviyeler, yüksek yaşam maliyetleri ve vatandaşın gelirinin alım gücündeki kaybı kabul edilebilir değildir. İnsanlarımız çalışıyor, üretiyor, kazanıyor ancak kazancının karşılığını hayatın içinde göremiyor” dedi.
“Vatandaşın bir kuruşunun bile hesabı sorulmalı”
İYİ Parti olarak temel taleplerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkin denetim olduğunu belirten Canlı, 455 bin 758 yatırımcının mağduriyet iddialarının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Canlı, “Fonların nasıl yönetildiği ve denetim süreçleri şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Kamuoyuna yansıyan bütün iddialar belgeleriyle aydınlatılmalıdır. Vatandaşın bir kuruşunun bile hesabı sorulmalıdır. Devlet, vatandaşının parasının güvencesi olmalıdır” diye konuştu.
Canlı açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Millet devlete güvenmek istiyor. Çocuğunun geleceği için biriktirdiği parasının, yarınını emanet ettiği sistemin güvende olduğunu bilmek istiyor. Bu güveni yeniden tesis etmenin yolu şeffaflıktan, hesap verebilirlikten, etkin denetimden ve herkes için eşit hukuktan geçer.
Biz diyoruz ki; millet geçim derdindeyken, milletin parasına ilişkin hiçbir soru cevapsız kalmasın. Para izini takip edelim. Vatandaş zor geçinirken yaşanan bu tabloyu ve vatandaşın alın terinin korunmamasını kabul etmek mümkün değildir.”




