Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanı Ziya Nas, Ankara’da katıldığı İl Başkanları Toplantısı’nın ardından ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ile iki çevre yolunun 30 yıllığına kiralanmasını öngören karara tepki gösteren Nas, uygulamanın Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı gözler önüne serdiğini savundu.
“Ülkenin değerleri parsel parsel elden çıkarılıyor”
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Ziya Nas, Türkiye’nin borç, faiz, zam ve vergi ağırlıklı bir ekonomik anlayışla yönetildiğini ileri sürdü. Kamuya ait gelir getirici varlıkların elden çıkarılmasını eleştiren Nas, mevcut ekonomik tablonun sürdürülebilir olmadığını savundu.
Nas, “Hükümet 24 yıldır sürdürdüğü borç, faiz, zam ekonomisinin artık sonuna gelmiş ve maalesef ülkenin değerlerini parsel parsel satmaya başlamıştır. Hayırsız evlat gibi atalarının, babalarının malını satarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu karar, kasamızda delikli bir kuruşun dahi kalmadığına işaret etmektedir” dedi.
“12 ulaşım varlığının 30 yıllık geliri 18 milyar dolar”
5 Eylül tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve iki çevre yolunun 30 yıllığına kiralanmasının gündeme geldiğini belirten Nas, söz konusu ulaşım varlıklarının yıllık gelirleri üzerinden dikkat çeken bir hesaplama yaptı.
Bu varlıkların yıllık yaklaşık 600 milyon dolar gelir sağladığını öne süren Nas, 30 yıllık toplam gelirin yaklaşık 18 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, sekiz tane otoyol ve iki tane çevre yolu olmak üzere toplam 12 ulaşım varlığımızın özelleştirilmesi, satılması kararı sonunda Sayın Cumhurbaşkanı tarafından alındı” ifadelerini kullandı.
Nas, “600 milyon dolarlık yıllık gelir yapan bu varlıkların 30 yıllık geliri ne kadar? 18 milyar dolar yapıyor. 18 milyar dolar nedir? 2026 yılında hükümetin ödeyeceği faizin üçte biri. Yani dört ayda faize verdikleri para, bu 12 tane varlığın 30 senelik gelirine denk” diye konuştu.
“5 milyar dolara mı, 6 milyar dolara mı satacaklar?”
Köprü ve otoyolların gerçek değerinin altında elden çıkarılabileceği yönündeki endişesini de dile getiren Nas, satış bedelinin 18-20 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi halinde bile bunun yalnızca birkaç aylık faiz giderine karşılık geleceğini savundu.
Nas, “Şimdi bu varlıkları piyasa değeri üzerinden 18 milyar dolara, 20 milyar dolara satsalar ki hiç zannetmiyorum. Böyle olsa dahi dört aylık faizlerine ancak yetiyor. Ancak şimdi hep birlikte göreceğiz. Beş milyar dolara mı, altı milyar dolara mı satacaklar? Yine imtiyazlı holdinglere bir peşkeş çekme operasyonu mu yapılacak? Hep birlikte göreceğiz” dedi.
“Altın yumurtlayan tavuklar da satışa çıkarılıyor”
Vatandaşların vergileriyle yapılan, maliyetlerini uzun yıllar önce karşılamış ve gelir üretmeye devam eden kamu varlıklarının satışa çıkarılmasının ekonomik sıkıntının boyutunu gösterdiğini ileri süren Nas, köprü ve otoyolların kamu açısından önemli gelir kaynakları olduğunu söyledi.
“Vatandaşın vergileriyle parası çoktan ödenmiş, bin bir emekle yapılmış, amortismanlarını karşılamış ve sadece kâr getiren bu varlıklarımız haraç mezat apar topar satışa çıkarılmış” diyen Nas, kamuya ait satılabilecek arsa, maden ve orman arazilerinin de giderek azaldığını savundu.
Nas, “En son altın yumurtlayan tavuklar olarak bu otoyolları ve köprüleri satışa çıkartıyor. Ama iş eninde sonunda Özal döneminde, Demirel döneminde yapılmış olan köprüleri satmaya dahi geldiyse vay bu ekonominin haline, vay bu ülkenin haline diyoruz” ifadelerini kullandı.
“Üç canavar: Faiz, imtiyazlı holdingler ve israf”
Türkiye’de uygulanan ekonomik sistemi “borç, faiz, zam ve vergi ekonomisi” olarak nitelendiren Nas, sistemin kamu varlıklarının satışı, yeniden borçlanma ve vatandaş üzerindeki vergi ve zam yükünün artırılması üzerinden yürütüldüğünü öne sürdü.
Nas, “Üç tane gider var: Faiz, imtiyazlı holdingler, israf. Bu üç tane canavarı beslemek için üç tane gelir kalemi var: Varlıkları satmak, yeniden borç almak ve zamla, vergiyle millete yük yüklemek. 24 seneden beri uyguladıkları ekonomi modeli budur” dedi.
Yeniden Refah Partisi’nin iktidara gelmesi halinde farklı bir ekonomik model uygulayacağını belirten Nas, “Biz inşallah geleceğiz, bu borç, faiz, zam, vergi ekonomisi yerine üretim, istihdam ve ihracata dayalı adil ekonomik modeli uygulayacağız inşallah” diye konuştu.
“Ankara’daki tablo Gümüşhane’ye de yansıyor”
Ziya Nas, Türkiye ekonomisine ilişkin eleştirilerinin ardından Gümüşhane’deki ekonomik tabloya da dikkat çekti. Ankara’da yaşandığını savunduğu ekonomik sıkıntıların Gümüşhane’de kamu hizmetlerine ve yatırımlara da yansıdığını öne süren Nas, bazı kurumların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını iddia etti.
Nas, “Ankara’daki bu durum Gümüşhane’ye de net olarak yansımaktadır. Kurumlarımız, litresi 90 TL’yi aşan mazotu alamaz halde. Milletvekilleri olsun, kurum müdürleri olsun bu gerçeği gizlememektedir” dedi.
“Gümüşhane’de işler durmuş durumda”
Gümüşhane’de bazı yatırımların ödenek yetersizliği nedeniyle durduğunu ileri süren Nas, kentte büyük ölçekli projelerin yeterli kaynak ayrılamadığı gerekçesiyle bekletildiğini savundu.
Nas, “İşler durmuş, ‘dostlar alışverişte görsün’ minvalinde yatırımlarla vatandaş oyalanmaktadır. Büyük ölçekli işler ödenek olmadığı gerekçesiyle durdurulurken, iktidar sahiplerinin derdi sadece belli bir kesimin memnuniyeti olmuştur” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının son bölümünde yatırımlar yerine tanıtım ve reklam çalışmalarının öne çıkarıldığını savunan Nas, Gümüşhane’de yapımı devam eden yatırımların yeterli ödenek ayrılmaması nedeniyle bekletildiğini ileri sürerek, “İcraatların, yatırımların yerine reklamlar alırken, yapım aşamasındaki yatırımlar nadasa bırakılarak hizmet siyaseti söyleminin içi tamamen boşaltılmıştır” diye konuştu.
Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanı Ziya Nas, Türkiye’nin ekonomik sorunlarının çözümünün borçlanma ve kamu varlıklarının elden çıkarılmasında değil; üretim, istihdam ve ihracata dayalı bir ekonomik modelde olduğunu savundu.




