TÜHAK Genel Başkanı Eyyüp Demirel, bankacılık sisteminde uygulanan ücret politikalarına ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Demirel, bankacılık ücretlerinin mevzuatla sınırlandırılmış olmasına rağmen uygulamada tüketiciler açısından kaçınılmaz bir mali yük haline geldiğini ifade etti.
Hukuki Çerçeve Var, Ekonomik Yük Devam Ediyor
Demirel, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan ilgili tebliğlerde finansal tüketicilerden alınabilecek ücretlerin tanımlandığını ve çeşitli parasal sınırların getirildiğini hatırlattı. Normatif çerçevede sistemin tüketiciyi koruma amacı taşıdığının açık olduğunu belirten Demirel, uygulamada ise hukuki düzenleme ile ekonomik gerçeklik arasında ciddi bir fark bulunduğunu vurguladı.
“Bankacılık Hizmetleri Artık Bir Tercih Değil”
Modern ekonomik hayatın bankacılık hizmetleri olmadan sürdürülemez hale geldiğini kaydeden Demirel, para transferleri, kredi işlemleri, kart kullanımı ve nakit erişimin artık bir tercih değil günlük yaşamın zorunlu finansal altyapısı olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda; EFT ve havale ücretleri, başka banka ATM işlem ücretleri, kredi tahsis ücretleri, ekspertiz ve teminat işlemlerine bağlı masraflar, kart üyelik ücretleri ve paket hesap uygulamalarının hukuken tanımlanmış olsa da tüketici açısından fiilen kaçınılması güç maliyet kalemlerine dönüştüğünü söyledi.
“Temel İhtiyaçlar Ücret Doğuran İşlemlere Bağlı”
Demirel açıklamasında, tüketicinin kira ödemesi yapabilmesinin, maaş transferini gerçekleştirebilmesinin, ticari işlem yapmasının, acil nakit ihtiyacını karşılamasının ve finansmana erişmesinin çoğu zaman ücret doğuran bankacılık işlemleri olmaksızın mümkün olmadığını belirtti.
Burada tartışılması gereken konunun ücretlerin hukuka uygunluğu değil, ücretlendirme sisteminin tüketici üzerindeki ekonomik etkisi olduğunu dile getiren Demirel, “Ücretlerin yasal zemine oturtulmuş olması, bu ücretlerin temel hizmetlere erişimde fiilen zorunlu maliyet haline gelmesi gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır” dedi.
“Legal Olmak Yetmez, Adil Olmak Zorunludur”
Tüketici korunmasının yalnızca hukuki meşruiyet ya da sözleşme serbestisi ile değerlendirilemeyeceğini ifade eden Demirel, ölçülülük ilkesi, sosyal devlet anlayışı, ekonomik denge ve fiili kaçınılmazlık etkisinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Avrupa’daki uygulamalarda giderek güç kazanan yaklaşımın “Legal olmak yetmez, adil olmak zorunludur” anlayışı olduğunu belirten Demirel, bankacılık ücretleri sisteminin tüketici davranışını yönlendiren, alternatifleri fiilen zayıflatan ve temel finansal işlemleri maliyet baskısı altına alan etkilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
TÜHAK’tan Çağrı
TÜHAK – Tüketici ve Çevre Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Eyyüp Demirel, finansal hizmetlerde ücret politikalarının yalnızca mevzuata uyum açısından değil, tüketicinin ekonomik gerçekliği ve adillik ilkesi çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, “Tüketici korunması kağıt üzerindeki sınırlamalarla değil; günlük yaşamda hissedilen gerçek koruma ile anlam kazanır” ifadelerini kullandı.




