İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye’nin terörle mücadelede geldiği noktayı ve son dönemde gündeme gelen anayasal ve hukuki düzenlemeleri değerlendirdi. Ulutaş, terörün sona erdirilmesi konusunda toplumun ortak iradeye sahip olduğunu belirterek, “Mesele sadece terörün bitmesi değil, nasıl bittiğidir” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye’nin terörle mücadele sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti’nin farklı kültür, inanç ve etnik unsurların bir arada yaşadığı bir tarihsel miras üzerinde, eşit vatandaşlık anlayışı temelinde kurulduğunu belirten Ulutaş, son dönemde yaşanan gelişmelerin yalnızca terörle mücadele başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
“Türk Kimliği Ortak Vatandaşlık Üst Kimliğidir”
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda vatandaşların etnik kökenleri üzerinden ayrıştırılmadığını ifade eden Ulutaş, “Türk” kimliğinin yalnızca etnik bir kökene işaret eden dar bir tanım olmadığını, Cumhuriyet vatandaşlığının ortak hukuki ve siyasi üst kimliği olarak şekillendiğini belirtti.
Farklı köken, inanç ve kültürel aidiyetlere sahip milyonlarca insanın aynı anayasal çatı altında yaşadığını kaydeden Ulutaş, Türkiye’nin temel vatandaşlık anlayışının eşitlik üzerine kurulduğunu dile getirdi.
“Terörle Mücadelede Türkiye Hiç Olmadığı Kadar Güçlü”
1984 yılında başlayan PKK terörünün Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatan Ulutaş, geçen 40 yılı aşkın sürede asker, polis, öğretmen ve sivillerin de aralarında bulunduğu binlerce vatandaşın hayatını kaybettiğini belirtti.
Türkiye’nin bugün ise askeri ve teknolojik açıdan geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak bir güce ulaştığını ifade eden Ulutaş, özellikle İHA ve SİHA teknolojileri, gelişmiş istihbarat sistemleri ve sınır güvenliği imkanları sayesinde terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını söyledi.
Ulutaş, bu tablo karşısında kamuoyunda şu sorunun öne çıktığını belirtti:
“Türkiye terörle mücadelede bu kadar güçlü bir noktaya gelmişken neden yeniden terör, kimlik, anayasa ve vatandaşlık tartışmalarının içerisine çekiliyor?”
“Mesele Bir Kanun Maddesinden İbaret Değil”
Son dönemde gündeme gelen hukuki düzenlemelerin toplumda çeşitli soru işaretlerine yol açtığını savunan Ulutaş, tartışmanın yalnızca bir kanun maddesinden ibaret olmadığını belirtti.
Ulutaş, “Vatandaş açısından mesele bir kanun maddesinden ibaret değildir; mesele Türkiye’nin nereye götürülmek istendiğidir” ifadelerini kullandı.
Geçmişte terörle mücadelenin “beka meselesi” olarak tanımlandığını hatırlatan Ulutaş, bugün gelinen noktada yaşanan değişimin siyasi aktörler tarafından kamuoyuna açık ve anlaşılır şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.
Sahada Vatandaşın Sorularını Dinledi
Sahada gerçekleştirdikleri görüşmelerde vatandaşların gündemdeki düzenlemelerin ayrıntıları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını ileri süren Ulutaş, ancak yasanın içeriği, siyasi talepler ve yürütülen temaslar anlatıldığında toplumdaki endişelerin arttığını savundu.
Vatandaşların özellikle “Terörü bitirme noktasına gelmişken neden anayasal değişiklik ve yeni hukuki düzenlemeler tartışılıyor?” sorusuna cevap aradığını belirten Ulutaş, geçmişte yaşanan çözüm süreci ve hendek olaylarının da toplum hafızasında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Ulutaş, benzer süreçlerin gelecekte yeni güvenlik sorunlarına yol açıp açmayacağının da kamuoyu tarafından sorgulandığını dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye Hepimizin Ortak Arzusu”
Terörün sona ermesinin herkesin ortak hedefi olduğunu vurgulayan Ulutaş, ancak terörün bitirilmesi ile Türkiye’nin anayasal yapısının tartışmaya açılmasının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ulutaş, “Hiçbir Türk vatandaşı terörsüz bir Türkiye’ye karşı değildir. Silahların ebediyen susması, terör odaklarının ülkemiz için tehdit olmaktan çıkması hepimizin ortak arzusudur. Ancak silahların susması başka bir konudur; devletin anayasal, idari ve hukuki yapısının pazarlık konusu yapılması başka bir konudur” dedi.
Türkiye’nin hukuk devleti niteliğinin, anayasal düzeninin ve üniter yapısının korunması gerektiğini savunan Ulutaş, terörün sona erdirilmesi gerekçesiyle anayasanın temel hükümlerinin ve milli egemenlik anlayışının tartışmaya açılmaması gerektiğini belirtti.
“Türk Milleti Terör Bitiyorsa Anayasa Neden Değişiyor Diye Soruyor”
Ulutaş, kamuoyunda en fazla tartışılan konulardan birinin de terörle mücadele ile anayasa değişikliği arasında kurulan bağlantı olduğunu ifade etti.
Vatandaşların vatandaşlık tanımı, ana dilde eğitim, yerel yönetimlerin yetkileri ve federatif yapı gibi başlıklarda endişeler taşıdığını ileri süren Ulutaş, anayasal düzenlemelerin ilerleyen süreçte farklı taleplere de zemin hazırlayabileceğini savundu.
Ulutaş, “Türk Milleti haklı olarak soruyor: Terör bitiyorsa neden anayasa değişikliğine ihtiyaç duyuluyor?” diyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana esas alınan eşit vatandaşlık anlayışının korunması gerektiğini vurguladı.
“Son Sözü Daima Millet Söyleyecek”
Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe ulaşmasının ortak hedef olduğunu yineleyen Ulutaş, ancak bu hedefe ulaşılırken şehit ve gazilerin fedakârlıklarının, Cumhuriyetin temel niteliklerinin ve milli egemenlik anlayışının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Siyasi aktörlerin geçmişteki söylemleriyle bugün attıkları adımlar arasındaki farkı kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirten Ulutaş, Türkiye’nin anayasal yapısını ve üniter devlet niteliğini değiştirecek adımlara karşı milletin iradesinin belirleyici olacağını ifade etti.
Prof. Dr. Zafer Ulutaş, değerlendirmesini “Son sözü daima millet söyleyecektir; ister bugün, ister sandıkta” sözleriyle tamamladı.




